"DEĞİŞİMİN TARİHİ YA DA TARİHİN DEĞİŞİMİ"
M.Ö. 500 dolaylarında Antik Yunan’da yaşayan ünlü filozof Herakleitos : “ Panta rei (Her şey akar) ” derken aslında değişimin kaçınılmazlığını işaret ediyordu. Ona göre değişmeyen tek şey “değişme yasası” idi. “Aynı nehirden iki kez geçemezsiniz” [1] , çünkü hem o nehirde akan su hem de siz ikinci geçişinizde aynı olmayacak, değişmiş olacaksınız. Kendi deyişiyle : “Aynı ırmağa iki kez giremeyiz; çünkü durmadan yeni sular akar gelir üzerimize...Aynı ırmağa hem girer hem giremeyiz; hem biziz hem değiliz” [2] Felsefe açısından son derece karanlık geçen Ortaçağ’ın ardından 18.yüzyıldan itibaren başlayan aydınlanma ya da diğer bir ifadeyle akıl çağı ile birlikte sorgulanmaya başlayan ve değişime son derece kapalı olan Katolik Kilisesi’nin otoritesi oldukça ciddi darbeler aldı, özellikle astronomi ve fizik alanındaki ilerlemeler sayesinde akıla ve bilime olan inanç gelişti ve en nihayetinde kilisenin çizdiği dünyanın sınırlarını aşarak değişimin önünde duran duvarı da yıkmış oldu. 19. yüzyı...