Kayıtlar

"YENİ" İNOVASYON TÜRLERİ

Resim
Hayat hızla değişiyor… İş hayatı da kuşkusuz bu değişimden payını alıyor. Geçmiş dönemden en büyük farklılık da her şeyin artık eskisine göre çok daha hızlı olması. Aşağıdaki grafikte sadece 1 dakika içerisinde internette neler olduğunun küçük bir modellemesini görebilirsiniz. Bu hızın en temel sebeplerinden biri olan teknolojik gelişme ve inovasyon da artık kendi içerisinde bir değişim geçiriyor. Geçmiş dönemde duymaya alışık olduğumuz inovasyon türlerinin yerini artık yenileri almaya başladı. Ürün/Hizmet İnovasyonu, Süreç İnovasyonu, Organizasyonel İnovasyon gibi bildik inovasyon türlerinin yanına artık Yıkıcı İnovasyon (Disruptive Innovation), Ters İnovasyon (Reverse Innovation), Açık İnovasyon (Open Inovation), Sosyal İnovasyon (Social Innovation), İmovasyon (Imovation) gibi yeni inovasyon türleri de eklendi. Bu yazıda yeni dönemin getirdiği bu yeni inovasyon türleri hakkında biraz daha detaylı bilgi edinmeye çalışacağız. 1)   Yıkıcı İnovasyon (Disruptive Inovation): ...

"HIZLI ve HATASIZ ÇALIŞABİLMEK"

Resim
“Evde ya da ofiste işlerimizi hızlı yapmak isteriz ancak, aynı zamanda hata yapmamak, kaliteyi bozmamak ya da risk almamak da isteriz.”  Hangi sektörde çalışırsak çalışalım, hangi pozisyonda görev yaparsak yapalım ve hatta çalışmıyor bile olsak ev işlerimizde de bu problem, gelişen teknoloji ve hızlı yaşam tarzının yaygınlaşmasıyla birlikte hemen her zaman karşımıza çıkmaya başladı. İster İşte ister evde olsun, artık her işimiz çok önemli ve acil. Bu acil-önemli döngüsünü çözmeye dair teori ve zaman yönetimi eğitimleriyse uzun zamandır işlevini yitirmiş durumda. Kendi görev tanımımızda yer alan işlerin büyük çoğunluğunun kontrolünün kısmen hatta neredeyse tamamen elimizde olmaması, tüm süreçlerde başka birilerine ve bir yerlere bağlı oluşumuz kendi zaman yönetimimizi ya da zaman planlamamızı ne kadar da iyi yaptığımızın herhangi önem ve etkisini bırakmadı maalesef. Bu durumda da bu problemi çok daha yaratıcı şekilde çözecek yollar ve yöntemler bulmak lüksün ötesinde bir zo...

"DOĞADAKİ TASARIM ŞİFRESİ"

Resim
Fibonacci Sayıları ve Fraktal Dizayn (Fractal Design) "Sen hiç deniz kenarında köşeli taş gördün mü?" Mevlana 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144… Bu sayılar da ne böyle? Ne anlama geliyorlar? Doğanın tasarım şifresiyle ne ilgisi olabilir ki? Evet, doğru tahmin ettiniz. Her sayıyı kendin sonra gelen sayı ile toplayarak devam ettiğinizde oluşan bu sayı dizisine “Fibonacci Sayı Dizisi” denilmektedir. Yani: 0+1=1, 1+1=2, 1+2=3, 2+3=5, 3+5=8, 5+8=13, 8+13=21, 13+21= 34… Buraya kadar garip bir durum yok ancak bu sayılardan birer kare oluşturup yan yana dizerek köşegenlerle birleştirmeye başladığınızda karşınıza tanıdık bir şekil çıkıyor ve buna da “Fraktal Dizayn” yani kendini tekrarlayan şekillerle tasarım deniyor. Altın Oran (Golden Ratio) kavramını duymuşsunuzdur. Mükemmelliğin sembolü olan ve yaklaşık olarak 1.618… sayısı ile özetlenen bu kavram Leonardo Da Vinci’nin ideal insan ölçülerini resmettiği ünlü “Vitruvian Adamı” ile popülerlik kazanmıştır. ...

"BİR GÜN BELKİ SİZ DE..."

Resim
Her sağlıklı insan bir engelli adayıdır... Bir gün belki siz de ihtiyaç duyabilirsiniz. Lütfen aşağıdaki linke tıklayın ve açılan sayfada sağdaki kısma imza atarak (isim ve e-postanızı bırakarak) kampanyamıza katılın ve tanıdıklarınızla da paylaşın... İmza için link:  https://www.change.org/tr/kampanyalar/bankalar-birliği-tekerlekli-sandalyedeki-engellilerin-kullanabileceği-atm-ler-yapılsın?utm_campaign=autopublish&utm_medium=facebook&utm_source=share_petition

"HOLLYWOOD'UN 13 SIRRI"

Resim
Bu bir film eleştirisi… aslında bir değil tüm filmlere dair bir eleştiri… biraz iddialı yani… sadece bir filmi değerlendiren eleştirmenlerin aksine bu yazı tüm Hollywood filmlerini tek seferde eleştiriyor… e dedim ya iddialı işte… Bugüne kadar izlediğim tüm Hollywood filmlerinde kendimce gördüğüm 13 ortak ve bir o kadar da önemli noktayı sizlerle paylaşmak istedim. Bakalım siz neler düşünecek ve yazacaksınız? Tüm Hollywood filmlerinde sanki söz birliği edilmişçesine ya da yazılı bir anlaşma yapılmışçasına bazı ortak noktalar var… hatta bir komplo teorim bile var bununla ilgili… gizli bir denetleme kurulu tüm filmleri vizyona girmeden önce izliyor ve birazdan sıralayacağım 13 maddeden bir ya da birkaçı eksikse yani film içerisinde değinilmemişse filmin vizyona girmesine izin vermiyor… bizdeki RTÜK misali… maddelere gelince… 1. Amerikan bayrağına saygı ya da yüceltme: Hemen her filmin birçok önemli sahnesinde arka fonda Amerikan bayrağının olması. Aklınıza gelen örnek...

“BUGÜN HERKES ATATÜRKÇÜ (!)”

Resim
"…Ben her şey değilim, ben hiçim. Ben hiç olurdum, eğer bu millet bana böyle inanmasaydı…Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna ve benim uğruma canını vermeye hazır olmasaydı ben hiçbir şey yapamazdım.” [1] M.Kemal Atatürk Bugün 10 Kasım… Bugün herkes Atatürkçü (!) memleketimde. İktidara karşı muhalif olup Irkçılık yapan da Atatürkçüyüm diyor, liberal görüşe sahip olan da sosyal demokrat da. Çünkü herkes kendi Atatürk’ünü yaratıyor zihninde ve ona inanıyor hatta onu yetiştirip bugüne uyarlıyor ve “Bugün Atatürk olsaydı şöyle derdi, O da böyle düşünürdü” diye önermelerde bile bulunabiliyor hızını alamayarak. “Bir kısım” siyasi tarafından Atatürk’e artık iyice yabancılaştırılmaya, zihinlerindeki Atatürk’ün itinayla silinmeye çalışıldığı çocuklar ve gençler ise bir çelişkiye düşüyor şüphesiz: “Hangi Atatürk? ya da hangisi Atatürk?”. Çocukluk yıllarımızdan beri gerek okulda gerekse de diğer ortamlarda bir Atatürk imajı çizildi zihnimizde, itinayla…Bize ezberletilen A...